|
Mardin Kalesi:
Mardin kalesinin diğer bir ismi ‘Kartal Yuvası’dır. Şehrin büyük bir kısmının dayanmış olduğu arazinin üst tarafına kurulmuştur.
Sübari, Sümer, Babil, Mitaniler, Asur, Pers, Roma, Emevi, Abbasi, Hamdaniler, Selçuklular, Artuklu, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safaviler,Eyyübiler ve Osmanlılar dönemlerini, kimi zaman zaferleri, kimi zaman hayal kırıklıkları yaşamış çok önemli bir kaledir. M.S. 330 yılında ateşe ibadet eden ve güneşe tapan Şad Buhari adındaki kral Mardin Kalesinde kalır. Kral hastadır. Kalede kaldığı süre içinde iyileşince burada kendisine bir kasır yaptırır ve 12 yıl burada yaşar. Daha sonra Pers ve Babil’den birçok asker ve sivil getirip Mardin’e yerleştirir. Getirilen halk vasıtasıyla M.S.442 yılına kadar birçok ilerleme görülür. M.S. 442’de veba salgınından dolayı kalede sağ kalan olmaz. M.S. 542’ye kadar Mardin Kalesi boş kalır.
M.S. 975-976’da Hamdaniler’den Hamdan Bin El Hasan Nasır El Devle Bin Abdullah Bin Hamdan, binlerce yıldır hakim bir konumda bulunan bu doğal kaleyi bazı eklemelerle daha güvenli bir hale getirmiştir.
Kalenin ovadan yüksekliği bin metre kadardır. Kalenin bir kısmı sarp kayalar üzerine oturmuştur. Kalenin meylin fazla olduğu, insanların çıkıp inebilme ihtimalinin olduğu yerlere surlar inşa edilmiştir. Kalenin güneyindeki kule hala ayaktadır. Kaledeki kalıntılar daha önceleri mesken olarak kullanıldığını göstermektedir. Evliya Çelebi kendine özel anlatım tarzıyla kale ambarlarının çok miktarda erzak ve cephane ile dolu olduğunu yazmıştır.
19. yüzyılın ilk yarısında sağlam olan surların bugün bazı yerlerinde sadece temellerine rastlanmaktadır. Birçok kez kuşatılan kale, Timur’u bile yıldıran direnişini bünyesinde barındırdığı su sarnıçları ve ambarlarındaki bolluk ile sağlamıştır. Dimdik ayakta iken şehrin altı kapısı vardı. Bunlar; batıda Diyarbakır Kapı, doğuda Savur Kapı, kuzeyde Bab-ı Şavt, kuzeybatıda Bab-ı Hamara, güneybatıda Bab-ı Zeytun, güneyde Bab-ı Cedid (Yeni Kapı) dır.
Kalenin uzun yıllar zapt edilemeyişinin en önemli nedenlerinden biri bu kapıların sağlamlığıdır. Kartal Kalesi pek çok şaire ilham kaynağı olacak kadar meşhurdur.
Kız Kalesi (Kal’at ül Mara- Lorna- Jurkerm):
Merkeze bağlı olan kale şehrin 5 km. doğusunda yayı andıran üç kaleden biridir. Tarihte önemli bir koruyuculuk görevi üstlenmiştir. Kalede, kral kızına ait taştan yapılmış bir taht, su sarnıçları, kuyular, mağaralar ve kalıntılar mevcuttur. Kal’at ül Mara’da havacılık sporunu geliştirmek ve turizmi canlandırmak için teleferik projesinin uygulamaya konulması düşünülmektedir.
Erdemeşt Kalesi:
Bülbül Köyü ile Arur Kalesi arasında kalan tepe üzerindedir.
Arur Kalesi:
Mardin’e 5 km. uzaklıktadır. Çok eski bir geçmişe sahip olan kale Deyrulzafaran Kilisesinin arkasındaki tepenin üzerindedir.
Dara Kalesi (Dara Anastasiopolis):
Mardin’in 30 km. doğusunda meşhur Dara Harabelerinde bulunan Kale merkeze bağlıdır. Zamanında burası Yukarı Mezopotamya’nın en ünlü kenti iken şimdi bir köy görünümündedir. Kale, tiyatro sahneleri, su sarnıçları, su değirmeni, barajı, mağsarası, köprüsü, 40 metre derinliğinde yeraltındaki zindanı ve üniversitesiyle tarihte çok önemli bir dönem yaşamıştır. Kaleyi İran Hükümdarı Dara Yuvaniş yaptırmıştır. Miladın ilk yıllarına kadar İranlılar’la Romalılar arasında el değiştirmiş kale günümüze kadar özelliğini korumuştur.
Rabbat Kalesi:
Derik ilçesinin 15 km. batısında Hisaraltı Köyü sınırları içindedir. Binlerce yıllık bir tarihe sahiptir. Artuklu döneminde onarılmış ve birtakım eklemeler yapılmıştır. 15 burcu ve 4 köşesinde 4 gözetleme kulesi vardır. Burçların yüksekliği 15 metredir. Kalenin doğuda ve batıda olmak üzere iki kapısı bulunmaktadır. Yeraltında inşa edilen üzeri toprak yığılı barınaklar zamanında önemli bir görev üstlenmişlerdir.
Dermetinan Kalesi:
Mazıdağı ilçesinin 20 km. kuzeybatısında ve Gümüşyuva Köyü sınırları içindedir. Mardin’in fethinden sonra Diyarbakır’ı fethetmeye karar verev Timur, her iki tarafın geçidini emniyet altına almak için kalenin fethini emretmiştir. Kaleyi fethetmek kolay değildir. 150 metre yükseklikteki bir tepenin üstüne inşa edilen kale Timur’u uzun zaman uğraştırmıştır. Kalenin dikkat çeken başka bir özelliği Bizans döneminden kalma, kapısında iki mühür bulunan mermer mezarlıktır. Buradaki duvar kabartmalarının orijinal yapısı oldukça önemlidir. Kale, Bizanslılar tarafından yaptırılmıştır. Sekiz burcu ve gözetleme kuleleri, kuzeye açılan tek kapısı ve su sarnıçları vardır.
Zarzavan Kalesi-Sammachisacane (Mardin- Diyarbakır karayolunda):
İpek yolunun en güzel köşelerinden birinde 50 m. yükseklikteki bir tepe üzerine inşa edilmiştir. Kervan ticaretiyle uğraşanların güvenliği için yapılmıştır. Timur’un Mardin’i fethetme girişimleri sırasında kale ele geçirilmiş ve harabe olarak bırakılmıştır.
Savur Kalesi (Sauras):
Kale Savur ilçesinin arka tarafında bulunan tepenin üstüne tek beden olarak kurulmuştur. Romalılar tarafından dönemin stratejik konumu göz önüne alınarak inşa edilmiştir. Romalılar ve Araplar arasında sürekli el değiştiren merkezi bir kale olmuştur.
Aznavur Kalesi:
Nusaybin ilçesinin 14 km. kuzeydoğusundadır. Geniş bir vadinin üzerindeki tepenin zirvesindedir. Kale H.360-M.970’de Hamdan Bin Al Hasan Al-davla Bin Abdullah Bin Hamdan tarafından inşa edilmiştir. Doğudan batıya 400 m. uzunluğundadır ve genişliği 30–60 m. arasında değişmektedir. Kalenin inşa edildiği zemin doğuda 800 batıda 300 m. yüksekliktedir. Kelede 14 burç ve iki gözetleme kulesi vardır. Güneye açılan kapısı kale meydanına gider. Güneyde Suriye Ovasına hakim olan kulesi hala ayaktadır.
Rahabdium – Hafemtay Kalesi:
Kale Nusaybin ilçesinin 20 km. kuzeydoğusundadır. Suriye sınırına yakın bir tepe üzerine Romalılar tarafından inşa edilmiştir. Tepenin doğusunda bulunan vadiden Nusaybin - Midyat kervan yolu geçmekteydi. Romalılara Suriye’den gelecek tehlikeler için karakol görevi yapan kale, uzun zaman Araplarla Romalılar arasında tartışma konusu olmuştur. Bu nedenle kalenin adı tarihte çok kanlı geçer. Kale Nusaybin Ovasına, kervan yolunun geçtiği vadiye ve Suriye Ovasına hakimdir. Güneyden kuzeye doğru uzanan kalenin 20 metre yüksekliğindeki14 burcu ve iki gözetleme kulesi, uzunluğu 1500 metreyi bulan surlarının yüksekliği 10 metre kadardır. Kaleye giriş güneyde tek noktadan yapılır. Kale meydanında su sarnıçları, erzak ambarları bazı kalıntılar ile yeraltı mahzenleri görülmektedir.
Merdis-Marin Kalesi:
Kale Nusaybin ilçesinin 15 km. kuzeydoğusundadır. Marin kalesi, eski Merdis şehrinin üzerinde yüksek bir kayalık üzerine kurulmuştur. Çevre genişliği 1500 metredir. 12 kule ve burcu vardır. Güneye açılan kapısı eskiden demir bir kapı ile korunurmuş. Kalenin doğusunda Merdis Kralının şatosu bulunmaktadır. Şatonun altında kayalara oyulmuş derinliği 5, uzunluğu 18, genişliği 5 metre olan bir mahzen ve bunun yanında suyu hiç eksilmeyen bir sarnıç vardır.
Kalenin kim tarafından yapıldığı bilinmemektedir, ancak inşa tarzından Bizans eseri olduğu ve tarihte birçok kez onarıldığı anlaşılmaktadır. Kalenin burç ve surları günümüze kadar özelliğini korumuştur.
Haytam Kalesi (Turabdin- Dimitriyus):
Günyurdu ve Dibek köyleri arasındadır. Servis yolunun 500 metre doğusunda Bagok (İzlo) Dağının doğusunda yer alır. M.S 351 yılında Roma imparatoru Büyük Konstantin’in oğlu Kustus tarafından inşa edilmiştir. Kaleye bağlı Basibrin Köyü vardır. Kale çok kez el değiştirmiş olup M.S 1462’ de Uzun Hasan Beyin hizmetçisi olan Kör Halil isminde bir Türk Amiri tarafından işgal edilmiştir. Bugün yıkıntı görünümündedir. Deyrul Umur Manastırı yakınındadır.
El Nıhman Kalesi:
Kale Bülbül Köyündedir.
|